27 Haziran 2013 Perşembe

9


sapsarı saman kâğıtlarından, en ufak bir hoyratlıkta dağılıverecek bir şiir kitabına bakıyordu.birkaç şiir kitabı vardı fakat onlardan gerçekten hoşlandığını söyleyemezdi. şiirleri yüksek sesle okumayı seviyor, her kitabı eline alışta yüksek sesle, karşısında biri varmış gibi okumaya başlıyor sonra karşısında biri olmadığı gerçeğini üzülerek de olsa kabul edip bellediği birkaç hüzünlü şiirden birini okuma ihtiyacı duyuyordu. bu artık öyle bir ritüel halini almıştı ki bugün öyle olmayacaktıysa bile, öyle olacaktı ve o,bu durumdan çok da memnuniyetsiz gözükmüyordu.
kitabı, diğer kitapların oluşturduğu yığının üzerine bıraktı ve odasına yöneldi. tam olarak ne zaman giydiğini hatırlayamadığı birkaç parça kıyafet çıkardığı gibi koltuğun üstünde duruyordu. en temiz görünenini seçti ve üzerine giyerken kumaşın soğukluğundan ürperip titredi. son günlerde en canlı hissettiği andı, en yaşıyor hissettiği.
mutfakta bir gün daha kalsa kokuşacak çöp torbasını da eline alarak evden çıktı. hava o kadar bulutlu ve gri olmasına rağmen etrafa bakarken gözleri inanılmaz yoruluyordu. güneşli bir günde, öğle saati denize bakarmış gibi hissetti kendini. ucu görünmeyen deniz onu çok yorar, sanki beynini emip sonsuzluğuna katıyormuş gibi hissettirirdi. ağzına kadar dolduğu için düğüm atamadığı torbayı çöp tenekesine atarken, kutunun içinden bir kedi fırlar mı diye düşündü, bu korkuyla karışık heyecanı çocukluğundan beri her çöp atışında duyardı. o an bu küçük olaya bile heyecan kattığını ve yaşamdan zevk almayı bildiğini düşündü, hemen ardından bunu düşünebildiğine çok şaşırıp gülümsedi.
evi üzerinde bulunmasa çirkinliğinden tiksineceği sokakta yürüyordu. sözlerininin sadece bir kısmını hatırlayabildiği bir şarkıyı mırıldanıyor, hiçbir şey düşünmüyor, her türlü kararı bu kadar özgür olmaya alışmamış görünen, karasız ve özgüvensiz adımlarına bırakıyordu.
biraz sonra yağmur yağacaktı ve bunu, sokakta hızlı adımlarla yürüyen ve yüzlerindeki telaşın yaydığı çürümüş,morumsu bir kokuyla gezen diğer tüm insanlar gibi o da biliyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder