2 Mart 2013 Cumartesi

4

diğer koltuklar arasında kısa eteğiyle en rahat ve düzgün oturacağını düşündüğü kırmızı süet koltuğa oturdu. kendine güvenli bir havada saçlarını geriye savurdu ve sağ bacağını sol bacağının üstüne attı. bugünü uzun zamandır heyecanla beklemesine rağmen gergin hissetmemesinden memnundu(gerçi bunda gelmeden önce içtiği iki kadeh kırmızının da payı vardı)ondan önce üç kişi gelmişti ve ortamda garip olmasına rağmen yapmacık olmayan bir tanışma havası vardı. kırk yaşlarında, hafif kırlaşmış saçları ve kavruk teniyle sağlam ve güvenilir duran kerem bey kendini ona tanıttı. adamın, bacaklarına ya da bluzunun yakasındaki açıklıktan beyazlığı görünen büyükçe memelerine hiç bakmamasını garipsedi ve biraz da bozuldu. adam sanki herhangi bir davette tanıştığı, öylesine bir kişiymiş gibi davranmıştı ona. bir kartvizit değişmedikleri kalmıştı. kerem kibarca elini sıkıp memnuniyetini belirttikten sonra salona yeni giren, çok ince vücut yapısıyla bir kamış gibi yükselen ali yanına yaklaştı. kerem yanına geldiğinde ayağa kalkmış ve daha oturmamıştı. ali, kendisine doğru her adımında biraz daha heybetini kaybediyor, kemikli yapısı ve hastalıklı gibi görünen inceliğiyle insanın içini garip bir hissin kaplamasına neden oluyordu. o vücuttan çıkmasına hayret ettirecek derecede kalın  fakat yumuşak bir sesi vardı. keremden farklı olarak alinin, bacaklarına, özellikle burnu açık topuklu ayakkabılarının ucundaki ayak parmaklarına baktığını hissediyor ve bu garip bir şekilde hoşuna gidiyordu.normal bir zamanda hiç hoşlanmayacağı bir tip olan ali ve yine normal bir zamanda sapıkça diye niteleyeceği bakışları şu an normal ve hatta güzel geliyordu.
gelmesi beklenen herkesin gelmesinden kısa bir süre sonra ev sahibi meral hanım adet olduğu üzere kısa bir konuşma yaptı. konuşmasında kendisinin adı geçince biraz şaşırdı. meral hanım onu aralarında görmekten çok memnun olduklarını ve uyum sağlamak konusunda hiçbir sorun çıkmaması için herkesin elinden gelen tüm çabayı göstereceğine emin olduğunu söyledi.konuşmanın sonunda büyük avizeden yayılan ışığın parlaklığı kısıldı ve sarı loş ışık, odayı dumanlı bir aydınlıkla doldurdu.konuşmacının etrafında oluşan yuvarlak yavaş adımlarla bozulurken meral hanım hafifçe bağırarak ekledi: " unutmayın, burada hiçbir şey zorla değil"
kapının hemen yanında duran masanın üzerindeki özenle doldurulmuş kristal bardaklardan birini eline aldı ve kırmızı süet koltuğa doğru yöneldi. yine eteğine dikkat ederek koltuğa yerleşti ve elindeki bardaktan şarabını içmeye başladı. karşı duvarın kenarındaki yüksek masada cildi ellisini geçmiş, fiziği kırkına yeni basmış havası uyandıran krem rengi takımlı bir adamla, parlak, koyu kırmızı şık bir kıyafet girmiş otuz otuz beşlerinde gösteren bir kadın birbirlerinin kulaklarına bir şeyler fısıldıyor ve bu durumlarından çok hoşnut görünüyorlardı. kadın güzel değildi ama bakımlıydı.tüm vücudunu muhteşem bir biçimde saran çok büyük bir ihtimalle özel yapım elbisesi, onun parça parça değil bir bütün olarak algılanmasını sağlıyor ve ona genel bir güzellik ve çekicilik katıyordu.
biraz daha etrafına bakınca kendisi ve şişmanlığı nedeniyle olduğundan yaşlı gösteren bir kadın dışındaki kimsenin oturmadığını gördü. kendini kötü hissetti ve elindeki yarısı dolu kadehi bir dikişte içerek yenisini almak için ayağa kalktı. hafif hafif başının döndüğünü hissetti  ve bir adımını boşa attı. neredeyse düşecekken güçlü ama kaba saba bir el onu yakaladı.gözleri ve beyni sanki bir anda dumanlanmıştı ve çok az şeyi seçebiliyordu. adamın yüzüne bile bakmadan teşekkür ederek - ya da öyle yaptığını sanarak- zorlukla doğruldu. adamın güçlü eli vücudundan ayrılmamış,kürek kemiklerinin ortasından yavaşça aşağıya iniyordu. garip bir tiksintiyle beraber güçlü bir zevk duyuyor ve tepki veremiyordu.el bluzu bitirip eteğinin üzerinde dolaşmaya başladığında diğer el karnının üstünden hafifçe yukarı doğru çıkıyordu. gözlerini kapatmış kendini bırakmıştı. zaten  karşı koymak istemiyor, istese bile bu güçlü elleri arasından kurtulamayacağını hissediyordu. eteğinin yavaşça sıyrıldığını hissetti. elin soğukluğuyla irkildi. bunun üzerine el birkaç saniyeliğine çekilir gibi oldu başka bir tepki gelmeyince devam etti.adam diğer eliyle onu iyice kendine çekip burnunu boynuna dayadı. nefesinin sıcaklığını ve adamın parfümüyle kendisinden geçmişken, bacaklarında üçüncü bir el hissetti. bileklerinden kavramaya başlamış yavaşça yukarı çıkıyordu."bu ali olmalı" diye düşündü" zaten sürekli ayaklarıma bakıyordu".eller bacaklarının üst tarafına doğru çıktıkça garip bir sıcaklık ve korku duyuyor, sıyrılmış eteğiyle kendini güvensiz hissediyordu. o anda üçüncü elin sahibi (dizlerinin üzerinde olmalıydı) bacaklarının iç kısmını öpmeye başladı. bundan büyük bir zevk duyuyor fakat daha fazla ilerlemesini istemiyordu. bu arada kaba eller bacaklarının arasını ve memelerini bazen hoyrat  bazen nazikçe okşuyor, adamın kısa sakalları boynuna batıyordu. 
bir anda beynindeki uyuşmuşluk hissi kaybolur gibi oldu ve nerede olduğunu hatırladı. salonun tam ortasında olmalıydı ve bundan korkarak gözlerini yavaşça araladı. etraflarında birkaç kişi vardı fakat onu şaşırtan bir biçimde normal gözlerle onu izliyorlar, aralarında konuşuyorlar ve bazıları yavaş hareketlerle birbirlerine dokunuyorlardı. o an bu topluluktan, bu salondan ve çevresindeki her şeyden müthiş bir tiksinti duydu. kurtulmaya çabaladı ama memelerinin üstündeki elden ve arkasındaki iri vücuttan kurtulamıyordu. bacaklarını usanmadan yalayan adamdan kurtulmak için bacağını kuvvetlice savurdu. salonda bir gürültü ve hemen ardından derin bir sessizlik oldu. onu bırakmayacakmışçasına saran ellerden bir anda kurtuldu. önünde kerem vardı ve yüzü kan içindeydi.herkes yargılayan bakışlarla ona bakıyor o ise ne yapacağını bilemiyordu. kafası yeniden bulanıyor ve kendini kontrol etmekte zorlanıyordu.kapıya doğru koştu ve aceleyle kendini dışarıya attı. sinir bozucu bakımlılıktaki bahçeyi tam ortadan yaran taş yolda koşar adım yürüdü. evine nasıl döneceğini bilmemesine rağmen kendinden emin bir şekilde bahçe kapısından çıkıp sola döndü. sağlıklı düşünmek için durdu ve ve derin nefesler aldı. tam olarak nerede olduğunu hatırlamaya çalışıyordu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder